TÜBİTAK desteğiyle hayata geçirilecek olan bu disiplinler arası bilimsel etkinlik, kozmetik teknolojileri, üretim süreçleri, kültürel miras ve en yeni inovasyonları bir araya getirerek, önlisans ve lisans öğrencilerine teorik bilgiyle uygulamalı deneyimi birleştiren benzersiz bir eğitim sunmayı amaçlamaktadır. Günümüz kozmetik endüstrisi, sürdürülebilirlik ve çevre bilincinin artmasıyla birlikte hızlı bir dönüşüm yaşamaktadır. Doğal kaynakların korunması ve ekolojik dengenin gözetilmesi, bu dönüşümün temel taşlarını oluşturmaktadır. Bu bağlamda, programımız bitkisel içeriklerin inovatif kullanımını, ekolojik ve etik üretim süreçlerini bir arada ele alarak katılımcılara kapsamlı bir perspektif kazandırmayı amaçlamaktadır.
Eğitim süresince, alanında uzman akademisyenler, sektör liderleri ve yenilikçi girişimcilerle bir araya gelecek olan katılımcılar, bitkisel inovasyonun kozmetik ürün geliştirmedeki kritik rolünü ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda geleceğin kozmetik anlayışını şekillendiren yaklaşımları öğrenme fırsatı bulacaklardır.
Etkinliğin Amaç ve Kapsamı
- Günümüzde kozmetik sektörü, doğaya duyarlı, sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler arayışında hızla dönüşmektedir. Tam da bu noktada permakültür felsefesi, ekolojik dengeyi koruyarak insanların ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan bütüncül bir sistem olarak ön plana çıkmaktadır. 'Dünyayı gözet, insanı gözet, artanı vakfet' ideolojisiyle şekillenen bu yaklaşım, doğal kaynakları verimli kullanarak çevre dostu kozmetik ürünlerin geliştirilmesine ilham vermektedir.
- Bu doğrultuda tasarlanan "Bitkisel İnovasyon ve Sürdürülebilirlik: Kozmetik Eğitiminde Gelecek" projesi, bitkisel inovasyonun kozmetik dünyasındaki kritik rolünü ve bu alandaki sınırsız potansiyeli derinlemesine irdelemektedir. Katılımcılar, kimya, biyoteknoloji, pazarlama ve tasarım gibi farklı disiplinlerden beslenen eğitimlerle sadece teorik bilgi edinmekle kalmayacak; aynı zamanda uygulamalı atölyeler ve interaktif çalıştaylar aracılığıyla sektöre hazır, donanımlı bireyler olarak yetişecektir.
- Kozmetik endüstrisi, bitkisel bazlı içeriklere yönelik artan talep doğrultusunda köklü bir dönüşüm geçirmekte olup, tüketiciler artık sadece etkili değil, aynı zamanda etik değerlere sahip ürünler talep etmektedir. Bu bağlamda proje, katılımcılara bitkisel inovasyonun sadece doğaya dost değil, aynı zamanda yüksek performanslı ürünlerin geliştirilmesinde nasıl anahtar bir unsur olduğunu göstermeyi amaçlamaktadır.
- Proje boyunca alanında uzman akademisyenler, sektör liderleri ve yenilikçi girişimciler, katılımcılara teorik bilgilerin ötesinde gerçek dünyada uygulamaya yönelik eşsiz içgörüler sunacaktır. Böylece, bitkisel inovasyonun geleneksel kozmetik anlayışından nasıl farklılaştığı, nasıl katma değer yarattığı ve geleceğin sürdürülebilir çözümlerine nasıl yön vereceği derinlemesine ele alınacaktır.
- Tıbbi aromatik bitkilerin kozmetik sektörü açısından potansiyelinin değerlendirilmesi, öncelikle bu bitkilerin sürdürülebilir tarım teknikleri ile yetiştirilmesine ilişkin bilgi ve uygulamaların aktarılmasıyla başlamaktadır. Bu kapsamda, ekolojik dengeyi gözeten yetiştiricilik yöntemleri, doğal kaynakların verimli kullanımı ve bitkisel üretimde kalite ile verimliliğin artırılmasına yönelik stratejiler ele alınacaktır. Takip eden aşamada, bitkisel yağlar ve hidrosollerin üretiminde kritik öneme sahip distilasyon teknikleri ile ekstraksiyon yöntemleri detaylı biçimde incelenerek, katılımcılara uygulamalı bilgi kazandırılacaktır. Elde edilen bitkisel ürünlerin kozmetik formülasyonlardaki biyolojik etkinlikleri ve işlevsel katkıları üzerinde durularak, sürdürülebilir ve yenilikçi kozmetik ürün geliştirme süreçleri bilimsel temelleriyle açıklanacaktır.
- Bitkisel kozmetik, tarihsel süreç içerisinde geleneksel uygulamalardan modern bilimsel araştırmalara kadar uzanan çok katmanlı bir perspektifle ele alınacaktır. Bu ders kapsamında, tıbbi aromatik bitkilerin antik çağlardan günümüze kadar olan kullanım amaçları, kültürel ve bilimsel bağlamda kapsamlı bir şekilde incelenecektir. Mezopotamya, Mısır, Yunan ve Roma gibi medeniyetlerde şifa ve güzellik amaçlı kullanılan bitkilerin, modern fitoterapi ve kozmetik bilimindeki yeri ve etkisi detaylı olarak analiz edilecektir. Ayrıca, doğa ile insan arasındaki simbiyotik ilişki ve bitkilere atfedilen sembolik anlamlar, felsefi boyutlarıyla birlikte tartışılacaktır. Kutsal ritüellerde yer alan aromatik özlerin insan psikolojisi ve toplumsal ritüellerdeki işlevi değerlendirilerek, günümüzde sürdürülebilirlik ve etik üretim yaklaşımları ışığında bitkisel kaynakların korunması gerekliliği vurgulanacaktır.
- Kozmetik ürün formülasyonlarının bilimsel temellerine odaklanan bu derslerde, katılımcılara bitkisel kaynaklı bileşenlerin kimyasal yapıları, biyolojik etkinlikleri ve stabilite mekanizmaları hakkında kapsamlı ve ileri düzey bilgiler sunulacaktır. Bitkisel inovasyonun sürdürülebilirlik ilkeleriyle bütünleştiği bu bağlamda, doğal ürünlerde kullanılan koruyucu maddelerin işlevselliği ve çevre dostu kullanım stratejileri detaylı olarak ele alınarak, katılımcıların etkin ve sürdürülebilir kozmetik geliştirme becerileri pekiştirilecektir. Ayrıca, nanoteknolojinin kozmetik alanındaki yenilikçi uygulamaları, özellikle nanomalzemelerin cilt penetrasyonu ve etkinlik artırma potansiyeli derinlemesine incelenerek, katılımcılara modern formülasyonlarda disiplinlerarası ve inovatif yaklaşımlar benimseme olanağı tanınacaktır.
- Yapay Zeka ve Görüntü İşleme teknolojilerinin kozmetik ve dermatoloji alanındaki entegrasyonu, bitkisel inovasyonun sunduğu doğal çözümlerle birleşerek sektörde geleceğe yönelik sürdürülebilir ve kişiselleştirilmiş yaklaşımların geliştirilmesini mümkün kılmaktadır. Katılımcılar, yapay zeka destekli algoritmalar ve görüntü işleme teknikleri aracılığıyla cilt analizi yapmanın, doğru ve etkin bitkisel kozmetik malzeme seçiminde nasıl optimize edildiğini öğrenecek; böylece dermatolojik tedavi ve bakım süreçlerinde hızlı, etkili ve kişiye özel çözümler üretme potansiyelini keşfedeceklerdir. Bu teknolojilerin, cilt tipi, yaşlanma belirtileri ve hassasiyet düzeylerini analiz ederek kişiselleştirilmiş formülasyonların oluşturulmasında oynadığı kritik rol detaylı olarak ele alınacaktır.
- Kozmetik formülasyonlarda mikrobiyoloji, koruyucu etkinlik (challenge) ve kararlılık (stabilite) testlerinin incelenmesi, bitkisel içeriklerin sürdürülebilir ve güvenli kullanımını sağlamada kritik öneme sahiptir. Katılımcılar, kozmetik ürünlerin mikrobiyal kontaminasyon risklerini değerlendirme, koruyucu sistemlerin etkinliğini test etme ve ürünlerin raf ömrü ile formülasyon güvenilirliğini artırma süreçleri hakkında kapsamlı bilgi edinecektir. Bu yaklaşım, bitkisel inovasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde, güvenilir ve etkili kozmetik ürünlerin geliştirilmesine bilimsel temelli katkı sunmayı amaçlamaktadır.
- Tıbbi aromatik bitkilerde bulunan enzimlerin kozmetik endüstrisindeki kullanımı, bitkisel inovasyonun sürdürülebilir kozmetik üretimindeki önemini vurgulamaktadır. Papain ve bromelain gibi enzimler, cilt yenilenmesi ve peeling süreçlerinde etkin rol oynayarak doğal cilt bakımının geliştirilmesine katkı sağlar. Ayrıca, superoksit dismutaz (SOD) ve glutatyon peroksidaz gibi antioksidan enzimler, serbest radikallerin neden olduğu yaşlanma belirtilerini azaltarak, kozmetik ürünlerin biyolojik etkinliğini artırmaktadır. Lipaz ve kateşol oksidaz gibi enzimler ise ciltteki yağ dengesi ve leke giderme gibi fonksiyonlarda yenilikçi çözümler sunar. Bu kapsamda, katılımcılar bitkisel enzimlerin biyoteknolojik potansiyelini keşfederek, sürdürülebilirlik odağında etkili ve yenilikçi kozmetik formülasyonlar geliştirme becerisi kazanacaklardır. Böylece, bitkisel inovasyonun kozmetik eğitimindeki dönüştürücü gücü ve geleceğe yönelik sürdürülebilir çözümlerle entegrasyonu pekiştirilecektir.
- Ölçüm ve analiz tekniklerine odaklanan bu eğitim, katılımcılara bitkisel aktif maddelerin kozmetik formülasyonlardaki katkılarını bilimsel temeller ışığında değerlendirebilme becerisi kazandırmaktadır. Kromatografi ve spektroskopi gibi ileri analitik yöntemler, bitkisel bileşenlerin ayrıştırılması, tanımlanması ve karakterizasyonunda kritik öneme sahiptir. Bu kapsamlı teknik bilgi, katılımcıların bitkisel kozmetik ürünlerin etkinliğini ve güvenilirliğini artırmaya yönelik stratejiler geliştirmesine olanak tanıyarak, sektörde rekabet avantajı elde etmelerini sağlamaktadır.
- Bitkisel kozmetik ürünlerin pazar dinamikleri, tüketici beklentileri ve davranışsal finans faktörleri derinlemesine analiz edilerek katılımcılara sektörde fark yaratacak stratejik bir bakış açısı kazandırılacaktır. Tüketici eğilimlerini ve satın alma motivasyonlarını anlamak, yalnızca pazardaki fırsatları yakalamakla kalmayıp, olası riskleri öngörerek rekabet avantajı sağlama gücünü de beraberinde getirecektir. Ayrıca, tüketici davranışlarını çözümleme becerisi, hedefe yönelik pazarlama stratejileri geliştirmeyi ve bitkisel kozmetik ürünlerinin başarısını maksimize etmeyi mümkün kılacaktır. Bu ders, katılımcılara pazardaki dinamikleri doğru okumayı öğreterek, onları sektörde oyun kurucu olmaya hazırlayacaktır.
- Ormanın Kozmetikleri:Tabiat Parkında Bitki Keşif, katılımcılara orman bitkilerinin eşsiz potansiyelini keşfetme ve bu doğal zenginlikleri kozmetik dünyasına entegre etme fırsatı sunarak, onlara yenilikçi bir bakış açısı kazandıracaktır. Bu atölyelerde, katılımcılar, doğanın sunduğu kaynakları tanıyarak, sürdürülebilir ve etkili kozmetik ürünler geliştirme konusunda derinlemesine bilgi edinme şansı yakalayacaklardır. Bu deneyim, katılımcılara, doğal ve sürdürülebilir tasarımlar yaratma konusundaki tutku ve motivasyonlarını pekiştirecektir. Orman bitkilerinin kozmetik alanındaki devrim niteliğindeki uygulamaları, katılımcılara sektördeki yenilikçi çözümleri hayata geçirme konusunda cesaret verecektir. Doğa ile iç içe geçirilen bu süreç, katılımcıların çevresel bilincini güçlendirerek, onlara daha sorumlu ve etkili kozmetik formülasyonları geliştirme becerisi kazandıracaktır.
- Uygulamalı atölyeler, katılımcılara bitkisel yağlar kullanılarak kozmetik ürün üretimi sürecinde bilimsel temelleri ve teknik becerileri kazandırmayı hedeflemektedir. El-yüz kremi ve yüz yıkama jeli yapımı gibi kişisel bakım ürünlerinin, bitkisel yağlar temel alınarak formülasyon ve üretim tekniklerini öğrenen katılımcılar, kozmetik sektöründe pratik bilgi ve deneyim kazanarak ürün geliştirme süreçlerine hâkim olurlar. Parfüm atölyesinde ise bitkisel kaynaklı esansiyel yağlar ile koku kompozisyonları oluşturma ve yaratıcı parfüm tasarımı becerilerini keşfederler.
- Kozmetik ürünlerin geliştirilme süreçlerinde hayvan kullanımının etik, bilimsel ve hukuki boyutları kapsamlı biçimde ele alınacak; ulusal ve uluslararası düzenlemeler, güncel yasaklar ve kılavuzlar ayrıntılı olarak incelenecektir. Hayvan deneylerine alternatif olarak geliştirilen in vitro yöntemler, hücre kültürü teknikleri, biyosensör uygulamaları ve bilgisayar tabanlı (in silico) modelleme gibi yaklaşımlar tanıtılarak, bu yöntemlerin bilimsel geçerliliği, uygulanabilirliği ve sektörel yansımaları değerlendirilecektir. Böylece, katılımcıların hem etik hem de çevresel sürdürülebilirlik temelli bir ürün geliştirme vizyonu kazanmaları hedeflenmektedir.
- Katılımcılar, kokunun edebiyatta nasıl kullanıldığını öğrenerek duyusal algıların kültürel ve sanatsal bağlamdaki derinliğini kavrayacaklardır. Örneğin, Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde eserindeki madlen kurabiyesinin kokusunun karakteri geçmişine götürmesi, kokunun hafızayı tetikleyici ve duygusal bağ kurucu özelliğine işaret eder. Benzer şekilde, gül, lavanta, yasemin veya adaçayı gibi tıbbi aromatik bitkilerden elde edilen kokuların edebi metinlerde aşk, huzur, saflık ya da melankoli gibi temaları simgelemek amacıyla kullanılması, kokunun anlam katmanlarını derinleştirir. Bu tür örnekler, katılımcılara kokunun edebiyatta sadece betimleyici bir öğe olmadığını, aynı zamanda kimlik, hafıza ve toplumsal bağlamların güçlü bir taşıyıcısı olduğunu gösterir. Böylece, edebi eserlerde kokunun sembolik anlamlarını ve tıbbi aromatik bitkilerden gelen kokuların kültürel çağrışımlarını keşfederek, duyusal unsurların estetik ve kültürel değerlerle nasıl bütünleştiğini anlama fırsatı elde ederler.
- Kozmetik tekstilinde devrim yaratan tıbbi aromatik yağların eşsiz özelliklerini ve geniş uygulama alanlarını keşfedeceklerdir. Yüz maskeleri gibi yenilikçi kozmetik ürünlerde bu yağların nasıl kullanıldığını öğrenerek, bitkisel bileşenlerin cilt bakımındaki güçlü etkilerini daha iyi anlayacaklardır. Tıbbi aromatik yağların tekstil ürünlerine nasıl entegre edildiği, bu entegrasyonun hem estetik hem de fonksiyonel açıdan sağladığı katma değer detaylı bir şekilde ele alınacaktır. Aromaterapi ve doğal kozmetik bileşenlerin sürdürülebilir tekstil üretimi ve cilt bakımındaki kritik rolü vurgulanarak, katılımcıların inovatif ürün geliştirme vizyonları genişletilecektir. Bu kapsamlı eğitim, katılımcılara yalnızca bilgi kazandırmakla kalmayıp, aynı zamanda kozmetik tekstilinde fark yaratacak projeler geliştirme becerisi kazandırarak onları sektörde öne çıkaracaktır. Doğal ve etkili çözümleri benimseyen, inovasyona açık bireyler olarak pazarlama stratejilerini daha bilinçli oluşturacak, kozmetik ve tekstilin kesişim noktasında yeni ufuklar açacaklardır.
- Kozmetik Ürün Geliştirme Süreçleri ve Stratejik Pazarlama (Teorik) kapsamında, tıbbi aromatik bitkilerden elde edilen hammaddelerin marka değerine ve ürün farklılaştırmasına katkısı detaylı şekilde ele alınacaktır. Tıbbi aromatik yağlar, hidrosoller ve bitkisel özlerin formülasyonlarda yaratacağı özgünlük, pazar trendleriyle ilişkilendirilerek incelenecek; bu bileşenlerin doğal, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli ürünler geliştirmedeki rolü vurgulanacaktır. Ayrıca, hedef kitleye yönelik konumlandırma, tüketici eğilimlerini analiz etme ve etkili pazarlama stratejileri oluşturma süreçleri, bitkisel içerikli ürün örnekleri üzerinden değerlendirilecektir. Böylece, hem inovatif hem de tıbbi aromatik bitkilerin sağladığı güçlü marka kimliği ile desteklenmiş kozmetik ürünlerin pazarda rekabet avantajı elde etmesine yönelik stratejik bakış açısı kazandırılacaktır.
- Biyoteknoloji alanında gerçekleştirilecek oturumda, bitkisel, hayvansal, denizel ve mikrobiyal kaynaklardan elde edilen biyoaktif bileşenlerin kozmetik sektöründe nasıl kullanılabileceğine dair kapsamlı bilgiler sunulacaktır. Katılımcılar, tıbbi aromatik bitkilerden elde edilen fitokimyasalların biyoteknolojik yöntemlerle verimliliğinin artırılması, biyoyararlılığın geliştirilmesi ve sürdürülebilir hammaddelerin üretimi konularında ileri düzey teknikler hakkında bilgi edineceklerdir. Doku kültürü, genetik iyileştirme, mikrobiyal fermentasyon ve nanoteknoloji tabanlı formülasyonlar gibi yenilikçi yaklaşımların, doğal kozmetik ürünlerde etkinliği ve kaliteyi nasıl yükselttiği örneklerle açıklanacaktır. Bu sayede, katılımcılar hem bilimsel hem de ticari açıdan değerlendirilebilecek biyoteknolojik çözümler geliştirmenin yollarını öğrenerek, kozmetik endüstrisinde rekabet avantajı sağlayacak yetkinlikler kazanacaklardır.
- Eczacı tarafından verilecek olan, aromaterapide kullanılan bitkisel yağların kimyasal yapıları, farmakodinamik özellikleri ve güvenlik profilleri üzerine bilimsel bir perspektif sunacaktır. Katılımcılar, esansiyel yağların cilt, saç ve tırnak bakımındaki etkilerini moleküler düzeyde anlayarak, aromaterapik uygulamaların temel bilimsel prensiplerini öğrenme imkânı bulacaklardır. Ders, aromaterapinin teorik temellerini farmasötik bilgi ışığında aktararak, katılımcıların bitkisel yağların etkinliği ve güvenliği konusunda bilinçli değerlendirmeler yapabilmesini sağlayacaktır.
- “Sürdürülebilirlik ve 21. Yüzyıl Yetkinlikleri” dersi yükseköğretim kurumlarında eleştirel düşünme, iletişim, dijital okuryazarlık, problem çözme, iş birliği ve yenilikçilik gibi temel yetkinliklerin tanımlanması ve bu becerilerin bireysel ve kurumsal bağlamda önemi dersin ana eksenini oluşturmaktadır. Ders, katılımcılara sürdürülebilir gelişme ilkeleri doğrultusunda akademik ve mesleki yaşamda gerekli becerilerin teorik temelini sağlamayı amaçlamaktadır. Eğitim, alanında uzman akademisyen tarafından sunulmakta olup, dersi veren öğretim üyesinin bu alanda uluslararası yayınevinde yayımlanacak bir kitabın hem editörlüğünü hem de bölüm yazarlığını üstlenmesi, dersin akademik derinliğini desteklemektedir.
- Yükseköğretim Kurulu (YÖK), bilimsel bilginin yalnızca akademiyle sınırlı kalmayıp toplumla buluşturulmasını teşvik eden önemli yaklaşımlar geliştirmektedir. Bu kapsamda üniversiteler bünyesinde kurulan Bilim İletişimi Ofisleri, bilimsel üretimi halkla paylaşmayı, toplumsal farkındalık yaratmayı ve gençleri bilimle buluşturmayı amaçlamaktadır. Bilimsel bilginin toplumla buluşturulması hedefiyle açık katılımlı bir kapanış oturumu düzenlenecektir. “Bilim Kafe” formatında gerçekleştirilecek bu özel etkinlikte, kozmetik sektöründe yenilikçi ve ilham verici çalışmalarıyla öne çıkan GULSHA markasının kurucusu Gülşah Gürkan konuk edilecektir.
- Bilim İletişimi Ofisi koordinasyonunda, ISUBÜ Rektörlük Bahçesi’nde düzenlenecek oturum, halkın da katılımına açık olacak şekilde planlanmıştır. Böylece proje çıktılarının sadece katılımcılarla sınırlı kalmaması, topluma da yayılması hedeflenmektedir. Katılımcı öğrenciler, proje boyunca edindikleri deneyimleri ve geliştirdikleri fikirleri paylaşacak; Gülşah Gürkan ise kendi girişimcilik hikâyesini, markalaşma sürecini ve sektörel tecrübelerini aktaracaktır.
- Etkinlik, resmi bir sunumdan ziyade çay-kahve eşliğinde yürütülecek bir sohbet ortamı sunarak, gençlerin ve halkın aktif katılımına olanak tanıyacaktır.
- Oturum canlı olarak yayınlanacaktır (ISUBÜ portalları) ve katılımcı görüşleri sosyal medya üzerinden paylaşılacak, böylece projenin etkisi artırılacaktır. YÖK’ün Bilim Kafe formatına verdiği önem doğrultusunda, bu etkinlik bilimsel bilginin toplumla buluştuğu değerli bir platform oluşturacaktır.
- Bu proje, tıbbi aromatik bitkilerin kozmetikte yenilikçi ve sürdürülebilir kullanımını teşvik ederek, katılımcıların sektörün geleceğine yön verecek bilgi ve becerilerle donatılmasını sağlamaktadır. Kamu ve özel sektör iş birlikleriyle desteklenen bu kapsamlı program, katılımcıların hem bilimsel hem de teknolojik gelişmelere uyum sağlamalarını kolaylaştıracak, aynı zamanda etik ve çevresel sorumluluk bilinciyle hareket etmelerine olanak tanıyacaktır. Böylece, proje sadece bireysel kariyer gelişimini değil, aynı zamanda Türkiye’nin kozmetik sektöründe sürdürülebilir bir liderlik konumuna yükselmesine katkıda bulunacaktır. Bu benzersiz eğitim deneyimi, katılımcıları geleceğin inovatif kozmetik profesyonelleri olarak şekillendirirken, sektörün dönüşümüne öncülük edecek güçlü bir zemin oluşturacaktır.
- Proje için takvim 1-4 Mayıs 2026 olarak özellikle seçilmiştir. Ormanın Kozmetikleri isimli ders kapsamında doğa yürüyüşü yapılacak ve bitkiler tanıtılacaktır. Doğanın uyandığı süre göz önünde bulundurularak bir tarih seçilmiştir. Ayrıca öğrenciler için akademik takvimler vize ve final zamanları da izlenerek tarihe karar verilmiştir.
- Projemizin desteklenmesi halinde 3 farklı üniversiteden düzenleme kuruluyla planlanan etkinlik, alanında yetkin eğitmenlerle teorik ve uygulamalı pek çok eğitim verilecektir. Etkinlik 4 gün olarak, Isparta Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu tesisinde gerçekleştirilecektir.